Kendini,
“hayatını Türk irfanına adayan, münzevi
ve mütecessis bir fikir işçisi” şeklinde
tanımlayan Cemil Meriç, Hatay’da, 12 Aralık 1916’da, Balkan Harbi
yıllarında Yunanistan’dan Hatay’a göç eden bir muhacir ailesinde dünyaya geldi.
Çocukluğunun
ilk 7 yılını Antakya’da yaşadı. Ziraat Bankası’nda müdürlük ve bir süre de yargıçlık
yapan babasının, 1923 yılında memuriyetten ayrılması üzerine Reyhanlı’ya döndü
ve bu küçük kasabada Rüştiye’ye kaydoldu.
Bu
yıllarda İskenderun sancağı, Fransa mandasındaki Suriye’ye bağlı özerk bir
idareyle yönetiliyordu. İlkokul üçüncü sınıftan itibaren Fransızca dersleri almaya
başladı. 1928 yılında Fransız kültürünün ağırlıkta olduğu Antakya Sultanisine yazıldı.
Fakat gözleriyle ilgili ileri derecede sağlık sorunları yaşamaya başlamıştı. Çocukluk
ve gençlik yılları boyunca gözlerindeki bu rahatsızlık ilerlemiş ve 17 yaşına
geldiğinde 6 numara miyop teşhisi konmuştu. İlk yazısı da aynı yıl içinde
Yenigün Gazetesi’nde yayımlanmıştı: “Geç
kalmış bir muhasebe!”
Son
derece başarılı bir öğrenciydi Hüseyin Cemil. Ancak mezuniyetine az bir zaman
kala, milliyetçi tutumu ve hocalarını yeterince milliyetçi olmamakla eleştirmesi
nedeniyle, ikinci bölüm bakaloryasını alamadan, okuldan ayrılmak zorunda kaldı.
On
ikinci sınıfa, 1936’da ilk defa geldiği İstanbul’da, Pertevniyal Lisesinde
devam etti. İhsan Kongar, Reşat Ekrem Koçu ve Nurullah Ataç’tan dersler okudu. Geçim
sıkıntısı yüzünden 1937 yılında tekrar İskenderun’a döndü ve bir köy
ilkokulunda 9 ay öğretmenlik yaptı. Beş altı ay kadar da Türkçe basını
Fransızcaya çeviren İskenderun tercüme bürosunda şef olarak çalıştı.
1940
yılında yeniden geldi İstanbul’a. 1941’de “İnsan”
dergisinde “Balzac” üzerine bir yazı
yayımladı. 1942 yılındaysa, tarih ve coğrafya öğretmeni Fevziye Menteşoğlu ile izdivaç
kararı aldılar. Derken aynı yıl Elazığ lisesinde Fransızca öğretmenliğine atandı.
Bu arada, her iki gözünde de var olan ve ilerlemeye devam eden miyopi nedeniyle
askerlik görevinden muaf sayıldı.
1943’te
Balzac’ın “Altın Gözlü Kız”ını
tercüme etti Türkçeye. 1944-47 arasında çeşitli dergilerde Fransız
edebiyatı ve düşüncesi üzerine yazılar kaleme aldı. 1945’te Balzac’tan iki
çevirisi daha yayımlandı. 1952-54 arasında İstanbul’da yabancı dil okutmanlığı ve
lise öğretmenliği yapmaya devam etti.
1954
ilkbaharında görme yetisini kaybeden Cemil Meriç, yurtiçinde ve Paris’te bir
dizi ameliyat geçirdi. Ancak sonuç değişmedi ve ömrünün sonuna kadar bir daha hiç
göremedi. Lakin hayatının en verimli yılları bundan sonra başladı ve neredeyse
tüm kitaplarını “gözleri kapalıyken”
kaleme aldı. Adeta kendisi karanlıklara gömülürken, eserleriyle Türk kültür semasını aydınlatmaya
başladı.
1963
yılından itibaren sosyoloji ve kültür tarihi dersleri vermeye başladı İstanbul
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde. 1964’te “Hint Edebiyatı” basıldı. Bu arada “Yeni İnsan” ve “Hisar”
dergilerinde yazmayı da sürdürmekteydi.
Bundan
sonraki süreçte yılların birikimi olan devasa kitaplar birbiri ardınca gelmeye
başladı: 1967’de “Saint Simon, İlk
Sosyolog İlk Sosyalist”, 1974’te “Bu Ülke” ve “Umrandan Uygarlığa” basıldı. "Etimin eti kemiğimin kemiği" dediği “Bu
Ülke” Türkiye Milli Kültür Vakfı’ndan fikir dalında ödül aldı. 1976’da “Bir Dünyanın Eşiğinde”, 1978 de “Mağaradakiler”, 1980’de “Kırkambar”,1981’de “Bir Facianın Hikâyesi” yayımlandı. Aynı yıl Ankara Yazarlar Birliği
Derneği tarafından “yılın yazarı”
seçildi. 1983’te Türkçemize Maxime Rodinson’un “Batıyı Büyüleyen İslam” adlı eserini kazandırdı. 1984’te “Işık Doğudan Gelir” raflardaki yerini
aldı.
Hayatı
boyunca zorluklar ve tersliklerle karşılaşan bu büyük mütefekkirin çilesi henüz
dolmamıştı: 1984 senesinde geçirdiği bir beyin kanaması nedeniyle sol tarafına felç
indi. Fakat felçlilik dahi onun üretkenliğini engelleyemedi ve bizlere son bir
armağan daha verdi giderayak: 1985’te “Kültürden
İrfana” düşünce dünyamıza katıldı.
1987
Haziranının 13. günü, 71 yaşında aramızdan ayrıldı Cemil Meriç. Ve son uykusunu
uyumak üzere, çok sevdiği eşi Fevziye Hanım’ın yanına, Karacaahmet Mezarlığı’na
defnedildi.
Cemil Meriç'ten bir kaç alıntı:
“Asırlar geçti, birer
birer söndü meşaleler. İrfan asaletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi
saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk: “Kültür”.
Genç kuşaklar, batının
bitpazarından bu hazır elbiselere küçümseyerek bakıyor. Hoca öğretmen oldu,
talebe öğrenci. Öğretmen ne demek? Ne soğuk, ne haysiyetsiz, ne çirkin bir
kelime. Hoca öğretmez yetiştirir, aydınlatır. Öğrenci ne demek? Talebe
isteyendir; isteyen, arayan, susayan.”
“Kendini yığın haline
getiren bir millet payidar olamaz. Tek kaygısı para olan bir yığın yaşayamaz.
Düşünceyi küçümsüyoruz. Kitaba harcadığımız parayı, atlar için harcadığımızla
kıyaslarsak yerin dibine girmemiz gerekmez mi? Kitap sevene kitap delisi
diyoruz. Kimseye at delisi dediğimiz yok. Kitap yüzünden sefalete düşen görülmemiş,
At uğrunda iflas eden edene. En güzel kitap bir kalkan balığı fiyatına. Alan
nerede?”
Sayın yazarın sürekli okumaya,araştırmaya,yazmaya devam etmesi beni etkiledi. İnsana verilen bir servet olan okumak, insanı kaybettiği benliğine döndürür. Paranın nefsi azdıran hırsına kapılıp gitmemizi engeller. İnsanı değerli kılan bir servettir. Kişinin kendine yapacağı en büyük yatırım ve iyiliktir. Sayın Cemil Meriç bunun en güzel örneği olarak tarihe imzasını atmıştır (M.S.Y)
YanıtlaSilHakikaten sayın Cemil Meriç beyfendi Türk edebiyatına yazıları,eserleri,büyük yazarların eserlerinin dilimize tercümeleriyle büyük katkıda bulunmuştur.Kendileri hayatın zorluklarına göğüs germiş büyük bir mütefekkir olarak bugün tarih sayfalarına adını altın harflerle yazdırmıştır.En önemlisi ise en büyük eserlerini kör olduktan sonra neşretmiştir.Burada hakikaten şu dersi çıkartmalıyız diye düşünmekteyim:
YanıtlaSil"Zorluklar karşısında yılgınlık göstermeyip amacımız doğrultusunda (karşımıza ne çıkarsa çıksın)devam etmeliyiz.Sözlerime sayın yazarımızın şu sözleriyle son vermek istiyorum:
- Türk aydını yangından kaçar gibi uzaklaşıyor memleketten. Hayır kirlettiği bir odadan kaçar gibi.
M.UYSAL
Yazar Türk Edebiyatı'na gözleri kapanmadan çevirileri ile, gözleri kapandıktan sonra da eserleri ile katkı yapmıştır. Sayın Cemil Meriç'in bu dünya üzerinde geçirdiği zamanın neredeyse yarısını gözlerini kapalı bir şekilde geçirmesine rağmen okumaya, öğrenmeye, düşünmeye, düşüncelerini ifade etmeye devam etmesi insanın önündeki zorlukları şartlar ne kadar zor olursa olsun aşabileceğini gözler önüne sermiştir. Yazarın hayatı adeta bir öğüt...
YanıtlaSilM. Emre KAYA
Sayın Cemil Meriç Bey bize zorluklar karşısında yılmadan devam etme konusunda verilen harika bir örnektir. Kendisi birçok zorluğa uğramış ama yılmadan azimle öğrenmiş ve öğretmiştir. Özellikle görme yetisini kaybettikten sonra verdiği eserler bunun en büyük örneğidir. Bu büyük yazar bizi ve bizden öncekileri aydınlatmış ve bizden sonra gelecek nesiller de aydınlatmaya devam edecektir. Eren Fatih Eslemez
YanıtlaSilجميل مريج الثمينة إنسان. للأسف، نحن لا نعرف قيمة.
YanıtlaSilBu söz Sayın Ertuğrul Kaya Bey'in ağzından çıkmışa benziyor...
SilEl heyvanetûl tahhînîye
SilHayatı boyunca çile çekmiş bir insanmış Cemil Meriç.Maddi imkansızlıklar,hocalarının ona karşı tutumu gözlerindeki problemler birçok insan için yıldırıcı olsa bile yazarımız tarafından daha büyük bir güç kaynağı olmuş.Gözleri görmedikten sonra mazeretler göstermeyip kitap yazması onun ne kadar azimli,kültürlü ve belli bir bilgi birikimine sahip olduğunun en önemli göstergesi olduğunu düşünüyorum.Özellikle felç olduktan sonra zar zor hayati fonksiyonlarını gerçekleştirken bile kitap yazması bence inanılmaz bir olay.Cemil Meriç bunları yaparken egosunu tatmin mi etti? Zeki ve bilgili olduğunu cümle aleme göstermek mi istedi? Kanımca bu ların hiçbiri onun yaptıklarının sebebi değil.Asıl gayesi ve bana hissettirdikleri insanlara ilham kaynağı olabilmek ve onlara mücadele etmeleri halinde başaramayacakları hiçbirşey olmayacağının ispatını yaptığını düşünüyorum.Bu yazıyı okumadan önce Cemil Meriç hakkında hiçbir bilgim yoktu,herhangi bir kitabını da okumamıştım.Beni Cemil Meriç'le tanıştırdığı için Aytaç Özkan Bey'e teşekkürlerimi sunuyorum ve en yakın zamanda bir Cemil Meriç kitabı okuyorum M.S.TABALA
YanıtlaSil24 Mart Perşembe akşamı yazdığım eleştiri yazısı için beklentilerim karşılaştığım ilgi ve alakanın yanından bile geçmezdi.Bu kadar rağbet görmesinden dolayı kendimi ikinci bir eleştiri yazısı yazmaya reva gördüm.Yukarıda yazdığım üzere en kısa zamanda bir Cemil Meriç kitabı alıp,okuyacağımı söylemiştim.Okula gittiğim gibi ilk işim tarih hocamız Aytaç Özkan'a danışıp hangi kitabı okumam gerektiği üzerind küçük bir konuşma yaptık.Hocamın tavsiyesiyle Bu Ülke adlı eserini almak üzere büyük bir heyecanla kütüphane merdivenlerini çıkıp kitabımı aldım.Okulda kitabın sayfalarına bakınca kitabın benim için çok ağır ve kitabı okurken çok sıkılabileceğimi düşündüm.Bundan dolayı okulda kitabı çantama koyduğum gibi bir daha çıkarmadım.Eve geldikten sonra aklıma ünlü fizikçi Albert Einstein'ın çok sevdiğim bir sözü geldi."Atomu parçaladım fakat ön yargılarımı parçalayamadım".Bu sözün sayesinde o anlığına kendi önyargılarımı parçaladım ve kitabı elime alıp okumaya başladım.Kitabın içeriği Cemil Meriç'in fikir dünyasının,bütün hayat deneyimlerinin bir parçası olduğunu görünce daha büyük bir şevkle okumaya devam ettim.Daha kitabın başlarında olmama rağmen birçok hareketi ve sözü beni derinden düşündürmeye başladı.En çok etkilendiğim sözü ise "körlüğün küçüklük duygusu.Düşünce adamının boğuluşu...Yaşamak için istemediğim işlerle uğraşmak mecburiyetindeyim"burda görme yetisini kaybettiğinden dolayı artık bir yazar olamayacağını ve geçimini sürdürebilmek için sevmediği işleri yapması gerektiğini düşünüyor lakin o ana kadar ne kadar büyük bir yüreğe sahip olduğunun farkına varamamasından dolayı bu sözleri söylediğini varsayıyorum.Kitabın devamında ise onun ne kadar saygıdeğer bir insan olduğunun emarelerini taşıyan kelimeler okuyacağıma eminim M.S.Tabala
YanıtlaSilyorum yapıp bildiğiniz hocasına yakınlaşmak için yağ çeken bir kişiliksiniz ben yazıyı okudum beğendim fakat sizin bu yaptığınızı eleştirmek istiyorum.Yüzsüzlük yapmayın lütfen!!!Saygınız olsun...
SilT.K.L
Hayatını zorluklarla geçirmiş olsada yılmadan pes etmeden insanlara örnek olmuş bir isimdir Cemil Meriç ... İnsanın bişey yazması için görmesi gerekmediğini aslında olanlar ile yetinmeye öğretmesi beni etkiledi doğrusu. Belki bir iş adamı olsaydı o işininde en iyisini yapmaya çalışacaktı. Çünkü bi zamandan sonra kör oldugu halde hatta daha iyisini yapmış bi insan olarak bize çok şey kazandırmıştır. Cemil Meriç karanlık dünyadan aydınlığa nasıl çıkmamiz gerektiğini ve bunları yaparken sabrımızı, nefsimizi hakim olmamıza düşüncelerimizi aktarabilme korkusu olmadan yazmaya çalıştırmış ve herkese örnek olmuştur. Her halimize şükretmeliyiz çünkü gözleri görmeyen bir adamın azimle kitap yayınlıyorsa ve bunu hayatinin sonuna kadar devam ettiriyosa bizim gözlerimiz açık sizce neler yapabiliriz böyle düşünsenize.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilTürk edebiyatının, ülkesinin gelişmesi için belkide en çok çabalayan yazarı, en vefakar, en yazmaya aşık üstadı Cemil Meriç Yunanistan'dan Hatay'a annesinin karnında göç ederken Anadolu'nun bütün güzellikleriyle harmanlanarak dünyaya geldi.
SilAğacın yaşken eğildiğini bilen Fransızlar İskenderun'da, çağının en hünerli yazarı olacak Meriç'i de kendi programlarına dahil etmeye çalıştılar. Hemde 3. Sınıfta. Ama bilmedikleri bir şey vardı Fransızların, bu ağaç bükülemezdi. Anadolu'nun göbeğinde annesinin karnında yoğrulmuştu Türklük aşkı ile.
Gözlerinden rahatsızlanmaya başlayan Cemil bu durumdan şikayetçi değildi. Bu rahatsızlık engel değildi kendisine. Dönemin önemli kalemlerinden dersler aldı ve gene dönemin önemli Fransız yazarlarının eserleriyle uğraştı.
Gözlerinin durumu git gide ağırlaştı ama aslında gözlerinin Cemil'in edebi kişiliğine bir engel olduğunu fark etmişti. Gözleri kapandıkça gönül kapısı açılıyor, her geçen gün daha nitelikli eserler veriyordu. Adeta gözleri kapanmıştı ama mürekkebinin kapağı ardına kadar açılmıştı. Durumu daha da ağırlaşıp artık vücudunun geriye kalan kısımlarının da fonksiyonlarını yitirmeye başlamasına rağmen Cemil azminden bir şey kaybetmemişti. Hayatının son döneminde bile şahane bir eser ortaya çıkarmıştı.
Bu yazıdan kendime o kadar fazla ders çıkarttım ki öğretmenim olan sayın Aytaç Özkan Bey'e ne kadar şükranlarımı ifade etsem de kafi kalmaz. Hayatımın geriye kalan kısmını bu parçadan edindiklerimle değerlendirmek istiyorum.
Yuşa Algur
Sayın Cemil MERİÇ'in yaşamı, bize rehber olan bir yaşamdır. Kendisi hayatı gözüyle değil kalbiyle okumuştur.Birçok zorluğa rağmen öğrenme ve öğretme isteğinden vazgeçmemiş, fiziksel engel tanımamıştır. Üstad gözlerini kaybetmesine rağmen azminden hiç bir şey kaybetmemiştir. Bütün eserlerini de kör olduktan çıkarması azminin ve vazgeçmeyişinin mükemmel bir sonucudur.Büyük üstad kolayı hiçbir zaman sevmemiş ve hiçbir zaman seçmemiştir.Kendisi bize ve bizden sonraki nesillere örnek olmaya devam edecektir.
YanıtlaSilB.Mert KAYMAK
Cemil Meriç bey' in hayatı bize tam bir ders olmalı. Biz en ufak aksilikte hemen " Neden böyle oldu ki şimdi, artık ne yapsam boş, işe yaramaz biriyim." diyebiliyoruz. Ancak Cemil Meriç bey bizim yaşamaktan korkutuğumuz bir çok aksilikle karşı karşıya kalmış fakat yılmadan yolunda devam etmiştir. Eğer Türk Edebiyatına katkılarına gelecek olursak. Sayısız katkısı vardır. Genç yaşlarda yabancı dil öğrenme hevesi sayesinde bir çok yabancı eseri Türkçe' ye çevirmiş ve bizim düşünce dünyamızı genişletmiştir. Cemil Meriç Bey'in kitaplarından birini henüz daha okumuş değilim ama merak etmiyorum desem yalan olur. Çünkü bu kadar değişik bir hayata bu kadar zorluklara göğüs germiş bir insan nasıl olur da hala hayata bağlılığını sürdürebilir ? Yazının "Cemil Meriç'ten bir kaç alıntı" bölümünde okuduğumuz gibi de Türkçe'nin güzel dil yapısından uzaklaşmasını hoş görmediğini görebiliyoruz. Cemil Meriç bey tartışmasız Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük insanlarında biridir. Efe AYDIN 9-A/FL 47
YanıtlaSilBir ömrü zevk, sefa içinde geçirip hayatın anlamını maddiyatta arayan biri için ömrünün hakkını vererek yaşadığı söylenemeyeceği gibi Cemal Meriç için de mücadelesi, ruhları besleyen ve yol gösteren eserleriyle örnek olan biri için de öldü demek haksızlık olur. Bugün ülkelerin siyasi, ekonomik, kültürel çatışmalarının ve menfaatlerinin en yıkıcı ve kırıcı olduğu süreçte var olabilmenin tek ve önemli yolunun kültürüne ve değerlerine sıkı sıkıya tutunup olumsuzluklar karşısında yapabilirim düşüncesini hep diri tutmaktır. Bizim görevimiz de daha on yedi yaşındayken bile kaybetme pahasını doğru bildiğinden vatan ve millet sevgisinden vazgeçmeyip bunu açıkça söyleyebilen nesiller yetiştirmektir. Biz gençlere düşen de bu konuda üzerimize düşeni yapmaktır. Mustafa Alper Işık 9-A/FL
YanıtlaSilGözlerini kaybetmesiyle birlikte adeta kalp gözü açılan ve eserlerinin büyük bir bölümünü bu dönemde kaleme alan Cemil Meriç, bizlere hedeflerimize ulaşma konusunda çok büyük bir yol göstericidir aslında. Bizler için belki yolun sonu kabul edeceğimiz bir zorluğu iç dünyasındaki derinlik ve zenginlikle bertaraf etmeyi başarmış büyük ustayı rahmet ve saygıyla anıyoruz. Nadir Karaman
SilHiç rahat yüzü görmemesine rağmen çilesi arttıkça hayata tutunma isteği artmış Cemil Meriç'in. Kendisinden birşeyler kaybettikçe insanlığa birşeyler kazandırmış. Kendi sağlığı milletine hizmetine engel olmamış. Bu açıdan hepimize örnek olması gerekli. Gerek bıraktığı eserlerle gerek de davranışları ile ölse bile ismi dünyadan silinmemesi gerekir. Bu ülkenin ileri bir medeniyet olması için Cemil Meriç gibi azimli, kararlı ve dilini ve vatanını seven nice insanlar yetişitrmesi gerekir.
YanıtlaSilFurkan Bıyıklı
Gözlerini kaybetmesiyle birlikte adeta kalp gözü açılan ve eserlerinin büyük bir bölümünü bu dönemde kaleme alan Cemil Meriç, bizlere hedeflerimize ulaşma konusunda çok büyük bir yol göstericidir aslında. Bizler için belki yolun sonu kabul edeceğimiz bir zorluğu iç dünyasındaki derinlik ve zenginlikle bertaraf etmeyi başarmış büyük ustayı rahmet ve saygıyla anıyoruz. Nadir Karaman
YanıtlaSilMeric prekrasne i vrijedne osobe . Nažalost , mi ne znamo njegovu vrijednost.
YanıtlaSilCemil Meriç bey hayatının çoğunluğunda gözleri kapalı yaşamıştır buna rağmen hiç yılmamış hatta daha da şefklenerek yazarlığa devam etmiştir. Sahip olduğu dil bilgisiyle de Fransızca çevirileriylede göz önüne gelmiş büyük bir türk yazarıdır.Verdiği eserlerle Türk edebiyatında önemli bir yer tutmaktadır.
YanıtlaSilVücudunun sol kısmına felç inmesine rağmen son kitabını bitiren bir insan,Hayatı da bütün insanlara asla yılmamamız gerektiğini anlatan bir kitaptır.
KEREM DOĞANAY 9-A F/L
Eserlerinde edebyattan felsefeye,felsefeden tarihe yer veren muazzam bir yazar ve tarihçidir. Hayatında bazı zorlu engeller yaşamasına rağmen hiç yılmamış ve usanmamıştır. Onun yerinde çoğu insan olsa yılardı vazgeçerdi ama o anladığımız üzere verdiği müthiş eserlerle insanlığa adeta bir ders vermiştir .
YanıtlaSilOğuz Kaan TÜRKÇE 9-A FL
Cemil Meriç ilk başlarda gazete ve dergilerde yazılar yazmaktaydı.Ardından gözleri görmemeye başladı hayatının büyük bir bölümünde gözleri görmeden yaşadı. Ama o yılmadı, bize verdiği en büyük eserler kör olduktan sonra geldi. Asla pes etmedi ve bize okumamız için mükemmel kitaplar bıraktı. Hayatının son dönemlerinde sol tarafına felç indi ama o kitaba o kadar değer veriyordu ki o dönemde bile bize bir eser bıraktı.
YanıtlaSilHasan AYDIN
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilCemil Meriç beyin hayatından ders çıkarmak gerekir. Gerçekten Türk Edebiyatına çok büyük anlamda katkıda bulunmuş. Hayatında bir sürü zorlu engel ile karşılaşmasına rağmen müthiş azmiyle bütün engelleri aşmış ve yazmaya devam etmiş.Fiziksel engel tanımayarak öğrenmeye ve öğretmeye devam etmiştir. Cemil Meriç Bey gerçekten kıymetini bilmemiz gereken sayılı yazarlardan biridir. MERTCAN KAHRİMAN 9/FL-A
YanıtlaSilCemil Meriç hepimize ders olacak hatta bir kitap olarak yazılabilecek çok güzel dersler çıkartılabilecek bir hayat hikayesine sahip önemli bir düşünür ve yazarımızdır.
YanıtlaSilBen bu yazıdan hayatımızda ne kadar olumsuz olaylar olsada yaptığımız işlerden vazgeçmemeiz gerektiğini gösteriyo ve her zaman yaptığımız işin hakkını vermemiz gerektiğini. Burak YAZICI 9/FL
Cemil Meriç, yaşadığı bazı zorlu engeller neticesinde yılmamış ve usanmamıştır. Bütün bu zorlu yaşam boyunca okumaya, öğrenmeye, düşünmeye, düşüncelerini ifade etmeye devam etmiş ve Türk Edebiyatı'na büyük katkıda bulunmuştur. Cemil Meriç, sadece Türk Edebiyatı'yla kalmayıp Fransızca çevirileri ile de bütün olumsuzluklar karşısında
YanıtlaSilsırtını dik tutarak, göz önüne gelmiştir. Bütün setler, üstünden aşmak için kurulmuştur. Cemil Meriç Bey bu konuda en muazzam örneklerden biridir.
M. Emirhan KARATEPE 9-A/FL
Cemil Meriç yoluna çıkan onca engele ve yaşadığı bütün talihsizliklere rağmen yılmamış muazzam bir azim ve muazzam bir şevk içinde yazmaya devam etmiştir. Şüpheiz 20. yüzyılda örnek alınıcak kişiliklerden biridir . Hayata sırtını dönmemiş olan Cemil Meriçlere ve daha nicelerine şu zorlu günlerimizde ihtiyacımız vardır . Cemil Meriç beyin b-ruhu şad olsun ve rahmetle anıyoruz . ÖMER AYTAŞ 9FLA
YanıtlaSilBu bir başarı öyküsüdür.O zamanlar başka bir ülkenin himayesinde yaşamasına rağmen hiç bir zaman milli benliğini kaybetmemiştir.Azimle çalışarak yoksul bir aileden olduğu halde çalışarak okuyarak örnek bir kişilik olmuştur. Sayın Cemil MERİÇ gözü görmemesine karşın o kitabı gözüyle değil yüreğiyle, iyiliğiyle, tüm sevgisiyle yazarak, insanlarının bu zor şartlar altından da kalkabildiğini bize çok güzel bir şekilde göstermiştir.İnsanlara sunduğu bu kitaplardan örnek alarak kitap yazmanın yürek işi olduğu anlaşılmalıdır. Bir çok sözünde de Türkçe'ye gelen yabancı kelimelere karşı çok sert bir şekilde eleştirerek Batılaşmaya karşı çıkarak o kadar Fransız'ca eğitim almasına karşın milli benliğini kaybetmediğini göstermiştir.
YanıtlaSilYaşamının sonuna kadar dil ile uğraşmış hayatının sonunda bile kitap yazmıştır.
Bu bize büyük örnek olmalı ve gurur duymalıyız.
MEHMED ARSLAN ARAS
Gerçekten o yıllarda doğup ve o şartlar altında yetişmek Cemil Meriç'in yazar kişiliğinin ve kendi benliğine katkı sağlamış. Fransızca dersleri olması ve Fransız kültürün ağırlıkta olduğu Antakya sultanisinde bir ilkokula yazıldığı için bir hayli zorluk çekmiş olmalı.ağır şartlar altında kişiliğini bozmaması cemil Meriç'in ne kadar beğenliğini koruyabilen bir kişiliğin olduğunu göstergesi.bunlar bir yana fazla milliyetçi tutumu onun edebiyat şevkini daha da açmış. 1954'te görme yetisini kaybetmiş olan cemil Meriç'in bu rahatsızlığının onun edebi şevkini daha da ortaya koymuş.zaten görme yetisini kaybettikten sonra en verimli yılları başlamış. Eğer bir insanın içinde varsa fiziksel engelli olsun veya olmasın istediği işi azimli ve çalışarak yapabiliyorsa ve o işte ustalaşmış kişilerin önüne arkasına bakmadan rahat adımlarla geçebilen kişi işinde gerçekten başarılı olan bir kişidir.Bu kişilerin önünde şapka çıkartmamak saygısızlık olurdu herhalde...
YanıtlaSil-İBRAHİM MERT NUR-
YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG YARDANG
YanıtlaSil-YARDANG
Cemil MERİÇ ülkemiz için yaptığı daha doğrusu yazdığı yapıtları zor şartlarda yani açıklamak gerekirse göz bozukluğu olmasına rağmen hatta hiç görmemesine rağmen bizlere yapıtlar vermeyi sürdürmüş yazardır.Sözüne değinmek gerekirse dediği gibi öğretmenlerimiz bizi aydınlatır aydınlatmaya çalışır öğrencilerin ise yapması gereken aç olmalarıdır.Bilgiye merakı olup aç olmalıdır.
YanıtlaSilM.YASİN AYDOGAN
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilCemil Meriç.Akil gözü açılmış diyebileceğimiz gözleri kapansa bile bu dünyaya olan bağlılığını diğer 5 duyusuyla devam ettirebilmiş örnek bir şahsiyet.Muhtemelen çoğu kişi onun durumunda olsa afallar ve yollarını kaybederlerdi.Ama, o yılmamış ve bize ve türk edebiyatına adını altın harflere kazımıştır.
YanıtlaSilAhmet Burak Akyüz 9FL/A
ım
YanıtlaSilCemil Meriç edebiyata görme yetisini kaybetmeden tercümeleri ile görme yetisini kaybettikten sonra da eserleri ile katkı yapmıştır. Sayın Cemil Meriç'in bu hayatının yarısını görme yetisi olmadan geçirsede hiçbir zaman pes etmemiş ve eserler vermiştir. , öğrenmeye, düşünmeye, devam etmiş ve bu konuda herkese örnek olmuştur.
YanıtlaSilEnsar Kaşıkçı 9-A FL
YanıtlaSilCemil Meriç beyefendi gerçekten geldiği konuma adeta tırnaklarıyla kazıyarak gelmiştir diyebiliriz.Hiçbir zaman yılmamış ve yazmıştır.Bu haliyle o tam bir azim ve insanlık abidesidir.Yazdığı kitaplardada görebileceğimiz üzere o mesleğini tam olarak benimsemiş başka bir deyişle işinde usta bir kişidir.Sonuç olarak diyebileceğimiz şu ki kendisi tam örnek alınacak bir kişiliktir.